Cenab Şahabeddin Şi’rim İçin Tahlili

    22.11.2014
    30
    Cenab Şahabeddin Şi’rim İçin Tahlili

    Şi’rim İçin

    Bir çâre-i fennî ile tahfif edemezsem

    Evzân ile tenkis ederim bâr-ı hayatı;

    Gerçi bilirim leng-i hakayık-zede, ebkem,

    Bî-kâfiye bir sayhadır ömrün nakaratı.

    Âfâk-ı hayâımda bir efgân işitirsem

    Derhâl olurum revzene-i vezne şitâbân:

    Elhân arasından görünen manzara-i gam

    Bir hâle-i handanda durur sâkit ü lerzân…

    Mahsûs olur a’sâbıma  mevzun eserimde

    Elfâz-ı felâket bile mestûr-ı tebessüm;

    Perverde olur şâh-nişîn-i kederimde

    Ezhâr-ı fesahatle nihâlân-ı terennüm…

    Şi’rimle demâdem olurum muğfel ü mes’ûd:

    Tezhîb ederim nûr-ı hayâlât ile derdi;

    Bir dûd-ı zer-endûd-ı tesellî ile mahdûd

    Bir levha olur her elemin çehre-i serdi…

    Şiirin Tahlili

    Cenab Şahabeddin, bu manzumesinde şiir anlayışı hakkında bahsetmektedir. Şiire yüklediği anlamları sıralamaktadır. Şiir onun için önemli bir alettir. Şiir, şair için zorluklar karşısındaki çaresidir. Buna göre şair; hayatın ağırlığını fenni bir çare ile hafifletemezsem onu vezinle eksiltirim demektedir. Şair burada hayatın gerçekleri karşısında şiire sığınarak ondan medet uman bir romantik tavrıyla konuşmaktadır. Her ne kadar hayallere sığınılsa da gerçeklikten kaçılamaz. Bu yüzden şiir, hayata dair durumları bir süre unuttursa da tamamen ortadan kaldıramaz.

    Fakat şair bu gerçeğin aksine hayatın gerçeğini bir şiire dönüştürmeyi sürdürür. Hayatının ufuklarından eğer bir çığlık işitirse hemen veznin penceresine koştuğunu söyler. Şiir, şairin hayata iyimser yaklaşmasının temel sebeplerinden biridir. Şiir, gerçeği unutturan güzel bir bahanedir.

    Tebessümü söndüren felaket sözleri bile şairin eserinde sinirlerine mahsus vezne bürünür. Nağmelerin taze açan çiçekleri kederinin penceresinde beslenir. Böylece hayatın sunduğu her türlü kederin karşısında şiirin bulacağı bir çare olduğu vurgulanmaktadır.

    Manzumenin son dörtlüğünde şair şiirin yüklediği işlevi açıkça göstermektedir. Şair şiiriyle her zaman mutludur. Bunun kendini aldatma olduğunun bilincindedir ancak bundan memnundur. Şair, hayallerinin ışığı ile dertlerini süsler. Her elemin harap çehresi altın yaldızlı bir teselli dumanı ile çerçevelenen bir levha olur.

    Prof. Dr. Ali İhsan Kolcu, Servet-i Fünun Edebiyatı

    YAZAR BİLGİSİ
    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.