Marksizm ve Güvenlik Teorileri

    15.06.2022
    107
    Marksizm ve Güvenlik Teorileri

    Uluslararası İlişkilerde Marksizm

    • Bütün analizlerin merkezinde ekonomi yer alır.

    • Materyalist bir tarih anlayışı söz konusudur.

    • Liberalizmin aksine sınıf metaforunu kullanır.

    • Toplumda sistematik bir sınıfsal çatışmanın olduğuna inanır.

    • Marksizm uluslararası ilişkilerde emperyalizm çalışmaları ile kendini göstermiştir.

    • Devletler arasında sınıfsal ayrım vardır ve bu ayrımı ekonomi belirlemektedir.

    • Politika ve askeri konular ekonomiye bağlıdır.

    • Devlet dominant sınıfın çıkarını koruyan bir aktördür.

    • Merkez devletler diğerlerine göre daha otonomdur.

    Bağımlılık ve Dünya Sistemi Teorisi

    • Sosyal farklılıklar çatışma riskini arttırırken farklılıkların azlığı bu riski azaltmaktadır.

    • Merkezdeki devletlerin işçi hammadde gibi ihtiyaçları çok ucuza çevreyi oluşturan devletlerden temin edilir.

    • Wallerstein dünyayı merkez, çevre, yarı çevre olarak sınıflandırmaktadır.

    • Merkezi oluşturan bölge hep ileri düzey ekonomik faaliyetlerde bulunmuştur ve dominant hale gelmiştir.

    • Tek bir devlet tek başına bütün kapitalist ekonomiyi kontrol edemez bu bakımdan anarşi söz konusudur.

    Marksizm’in Güvenlik Anlayışı

    • Uİ’de politik, ideolojik, güvenlik konusunu açıklamada başarılı olamamıştır.

    • Savaşlar sömürü yarışı yüzünden çıkar.

    • Proleter devletler birlikte hareket ederek devrim yapmalıdır.

    • Barış ancak devletsiz ve sınıfsız bir toplum kurularak mümkün olur.

    Konstrüktivizm ve Güvenlik

    • Bireyin, devletin ve çıkarların güvenliği önemlidir.

    Temel Varsayımlar

    • Konstrüktivist güvenlik kapsamlı ve bütüncül bir güvenlik teorisi değildir.

    • Süreç, tarih, gelenek, kültür ve sosyal ilişkiler çerçevesinde kimlik oluşumuyla ilgilenir.

    • Uluslararası güvenliğin sağlanmasında normların rolüne dikkat çeker.

    • Küresel askeri kapasite, liberal demokrasiler arasındaki barış, nükleer ve kimyasal silahların kullanılmaması, NATO’nun değişken kimliği gibi konularla ilgilenir.

    • Güvenlik ikilemi sosyal bir yapıdır ve güvensizlik ortamında, devletlerin birbirlerine niyetleri konusunda olumsuz varsayımlara sahip olduğu durumlarda ortaya çıkar.

    Güvenlik Çalışmaları Kopenhag Okulu

    • 1985’te Kopenhag Üniversitesi bünyesinde kurulan Barış ve Çatışma Araştırma Merkezi’nde Avrupa Güvenliği çalışma grubunun Avrupa Güvenliğinin Askeri Olmayan Boyutları ile başlar.

    • 1980’lerin sonlarında Güvenlik Çalışmaları alanındaki teorileşme döneminde geleneksel güvenlik anlayışının aktör-tehdit-politika üçlemesinin eleştirisi olarak doğmuştur.

    • Realist Güvenlik Çalışmalarında devletin yegâne güvenlik aktörü olduğu ve devletlerin askeri kuvvet kullanımı ile tehdit edildiği anlayışına ve bu tehditlerle baş etmek üzere güç dengesi davranışının kalıplaşmasına tepkidir.

    • Kopenhag Okulunun özünü oluşturan üç ana yaklaşım vardır bunlar güvenlikleştirme, sektörel analiz, bölgesel güvenlik kompleksleridir.

    • Güvenlikleştirme: Güvenlik Çalışmalarının salt askeri sorunlara ve devlet temelli yaklaşımlara indirgenmemesini, bireylerin varlığını ve refahını etkileyebilecek her şeyin güvenlik sorunu olmadığını savunmuştur.

    • Sektör Analizi: Kopenhag okulu işlevsel açıdan sektörel bir analiz çerçevesi oluşturarak, güvenliği askeri, ekonomik, çevresel, toplumsal ve siyasi sektörlerde ele almakta, bir başka deyişle güvenlikleştirme teorisini bu beş sektöre uyarlamaktadır.

    YAZAR BİLGİSİ
    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.