Kınalızade Ali Efendi

    20.06.2022
    11
    Kınalızade Ali Efendi

    1510-11 yılı Isparta doğumlu (Oktay, 2010: 16), Kanuni Sultan Süleyman ve II. Selim döneminde yaşayan Kınalızade Ali Efendi, 54 yaşında Şam Kadılığına atanmış; sonrasında Mısır, Bursa, Edirne, İstanbul kadılıkları ve Anadolu Kazaskerliği görevini yürütmüştür (Kınalızade, 2013: 16). Kınalızade’nin, Aristo’dan ve Aristo’yu Türk-İslâm medeniyetine kazandıran Farabi’den derin bir şekilde etkilendiğini söylemek mümkündür. Ahlâk Arapça ‘huy’ manasına gelir ve hulk/halk kelimesinin çoğuludur. Halk, insanın fiziki yapısı için kullanılırken; hulk ise manevi yapı için kullanılmaktadır. Kınalızade Ali Efendi kendinden önceki ahlâkçı düşünürlerden etkilenmiş, ünlü eseri Ahlâk-ı Alai’de devlet ve aile ahlâkı olmak üzere iki konuya odaklanmıştır. Farabi’nin El Medinet’ül Fazıla ve İbn-i Haldun’un ‘Mukaddimesi’nde olduğu gibi Ahlâk-1 Alâi’de de devlet yönetimi içerisinde adalet erdemi ile temellenen şehirlerin idaresi önemli bir yer tutar. Erdemler kazanılıp, kişide huy haline geldiğinde adalet erdeminin meydana geleceğini, ancak bu adalet erdemi ile ebedi mutluluğa erişileceğini söyleyen Kınalızade (Ocak, 2012: 130) erdemli şehirlerin varlığını, ahlâk çemberi ve adalet dairesi çerçevesinde ele alır. Kutadgu Bilig ve Koçi Bey risalelerinden farklı olarak adalet dairesini dört yerine

    sekiz temele oturtan ve erdemli şehirler üzerine inşa eden Kınalızade Ali Efendi’nin adalet dairesi sekiz başlıkta şöyle sıralanabilir:

    1. Adalettir dünya düzen ve kurtuluşunu sağlayan (Adidir mucib-i salâh-ı cihan)

    2. Dünya bir bahçedir, duvarı devlet (Cihan bir bağdır dîvarı devlet)

    3. Devletin nizamım kuran Allah kanunudur (Devletin nâzımı şeriattır)

    4. Şeriat ancak saltanat ile korunur (Şeriate olamaz hiç hâris illa mülk).

    5. Saltanat —devlet—, ancak ordu ile zaptedilir (Mülk zabt eylemez illa leşker)

    6. Ordu, ancak mal ile ayakta kalır (Leşkeri cem’ idemcz illa mal)

    7. Malı toplayan halktır (Malı cem’ eyleyen riayettir)

    8. Halkı idare altına ancak Cihan Padişah’ının adâleti alır (Riayeti

    Kul ider padişah—l âleme adi) (Şirvani, 1965: 106).

    Kınalızade, ahlâk ilmini tıp ilmine benzeterek açıklar (Ocak, 2012: 127), ki bu noktada devlet başkanı doktor gibidir, halk ise bedene benzer (İşçi, 1997:273). “Devletin devamı için hükümdarın halkına karşı adaletli olması gerekir. Çünkü adalet insanların devlete güvenini arttırdığı gibi devlet hazinesinin dolmasını sağlayan en önemli kaynaklardandır”.

    Hazinenin dolu, halkın mutlu, adalet erdeminin hâsıl olduğu bir toplum ancak erdemli şehirlerin varlığında oluşacaktır. Kınalızade’ ye göre Medine (şehir) İki kısımdır: Medine-i fâzıla ve medine-i gayri fazıla. Medine-i fâala hayır ve iyiliklerin bir arada yaşama sebebinin olduğu şehirdir (Kınah— zade, 2013: 169).

    YAZAR BİLGİSİ
    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.